Oryantal Egitimi Nedir ?

Aydin

New member
Oryantal Eğitim: Batılı Perspektiflerin Eğitim Üzerindeki Etkisi ve Eleştirisi

Bir zamanlar eğitimle ilgili temel meselelerin çoğu, genellikle batılı eğitim sistemleri ve onların toplumsal yapılar üzerineydi. Ancak son yıllarda, oryantalizm kavramının eğitime de sirayet ettiği görülmektedir. Oryantal eğitim, Batı'nın Doğu'yu hem kültürel hem de entelektüel bir "diğer" olarak tanımladığı bir eğitim anlayışını ifade eder. Bu tür bir eğitim, yalnızca farklı kültürleri anlamak adına değil, aynı zamanda Batı'nın kültürel ve zihinsel egemenliğini pekiştirme amacı taşır. Bunu fark etmek, kişisel bir deneyimimle başladı; bir eğitimci olarak çeşitli kültürlerden gelen öğrencilerle etkileşimde bulunduğumda, bu egemen eğitim yapılarının ne kadar derinlere işlemiş olduğunu daha net gördüm. Oryantal eğitim, sadece öğretilen bilgiyle değil, aynı zamanda şekillendirdiği toplumsal cinsiyet, sınıf ve ırk ilişkileriyle de bağlantılıdır.

Oryantal Eğitim: Batı’nın Egemen Eğitim Modeli

Oryantalizm, Batı'nın Doğu'yu yanlış veya eksik bir biçimde temsil etmesinin bir yansımasıdır. Eğitimi de kapsayan bu oryantal yaklaşım, Doğu'nun "geri kalmış", "ilkel" veya "egzotik" bir yer olarak tanımlanması ve bu algının eğitim sistemlerinde yeniden üretilmesidir. Batı'nın eğitim sistemlerine göre, Doğu’nun sosyal yapıları, ekonomi ve kültürü, Batı'nın egemen eğitim anlayışından çıkarımlar yapılarak daha basitleştirilmiş ve genelleştirilmiş bir biçimde öğretilir. Bu durum, bireylerin kendilerini ve kültürlerini nasıl algıladıkları üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir.

Kendi eğitim deneyimlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: Batılı eğitim sistemlerinde, Asya, Afrika veya Orta Doğu kökenli kültürlerin eğitsel yeri oldukça dar bir perspektife sıkıştırılmıştır. Bazen bu kültürler, sadece egzotik ve uzak yerler olarak tanıtılır, bazen de Batı'nın yardımına muhtaç, eğitim ve modernleşme açısından "geri kalmış" bölgeler olarak gösterilir. Bu, öğrencilerin farklı kültürlere yönelik empati geliştirmelerini engeller ve onların dünya görüşlerini daraltır.

Oryantal Eğitimin Toplumsal Cinsiyet ve Irkla İlişkisi

Eğitimdeki oryantalist yaklaşım, yalnızca kültürel temsillerle sınırlı kalmaz; aynı zamanda toplumsal cinsiyet ve ırk gibi sosyal yapılarla da ilişkilidir. Batı'nın Doğu'yu tanımlarken kullandığı dil, genellikle ırkçı ve cinsiyetçi bir temele dayanır. Kadınlar genellikle pasif, zayıf ve geleneksel rollerde gösterilirken, erkekler sert, egemen ve otoriter figürler olarak temsil edilir. Bu temsiller, sadece kültürel yanlış anlamaları değil, aynı zamanda toplumsal yapıları da yeniden üreten bir etkendir.

Örneğin, eğitimdeki oryantalist bakış açısı, kadınların toplumdaki rolünü genellikle küçümseyen bir şekilde sunar. Orta Doğu kültürlerinden örnek verildiğinde, kadınların hakları, özgürlükleri ve sosyal rollerinin, Batı'nın “çağdaş” normlarına uygun olmadığı vurgulanır. Bu, Batı'nın kadın hakları anlayışının doğru, Doğu'nunkinin ise geri kalmış olduğunu düşündürür. Ancak, her toplumda kadının deneyimi farklıdır ve toplumsal cinsiyet rolleri kültürlere göre değişiklik gösterir. Bu nedenle, Doğu'yu homojen bir şekilde ele almak ve tüm toplumlar için geçerli olan genellemelere dayalı eğitim görmek, öğrenciler üzerinde yanlış anlamalar yaratabilir.

Erkeklerin Stratejik ve Çözüm Odaklı Yaklaşımı

Erkekler, genellikle stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyerek, Batı'nın eğitim sistemlerinin sorunlarını ele alır. Oryantal eğitimin etkileri üzerine yapılan çalışmalar, Batı'dan gelen erkek eğitmenlerin, farklı kültürleri nasıl “geliştirilmesi gereken” yerler olarak gördüklerini ve eğitim süreçlerini bu perspektiften şekillendirdiklerini gösterir. Bu bakış açısı, toplumları eğitimle dönüştürme amacını taşır, ancak çoğu zaman bu dönüşüm Batı’nın kendi egemen değerleri doğrultusunda gerçekleşir.

Örneğin, Batılı eğitim sistemlerinin küresel gücü, yerel kültürlerin geleneksel eğitim yöntemlerini bastırmakta ve kendi eğitim biçimlerini dayatmaktadır. Bu, yerel halkın, eğitim süreçlerinin merkezinde kendi kültürel perspektiflerini ve deneyimlerini yerleştirmelerini engelleyebilir. Erkek eğitmenler bu tür stratejiler geliştirse de, çoğu zaman uygulanan eğitim politikaları, daha çok Batı'nın üstünlüğünü pekiştiren bir yapıyı oluşturur. Bunun çözümü ise, eğitimin çeşitlendirilmesi ve farklı kültürlerin temsilinin güçlendirilmesidir.

Kadınların Empatik ve İlişkisel Yaklaşımı

Kadınlar, oryantalizmi ele alırken daha empatik ve ilişkisel bir yaklaşım sergileyebilirler. Eğitimdeki toplumsal cinsiyet eşitsizliği üzerine yapılan çalışmalarda, kadınların, öğrencilerin duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını daha fazla ön planda tuttuğu ve eğitim sürecine daha fazla insan odaklı bir yaklaşım getirdiği görülmüştür. Eğitimdeki eşitsizliklerin kadınlar üzerindeki etkisi genellikle daha doğrudan hissedilir. Bu nedenle, kadınlar, oryantalist bakış açısının toplumsal eşitsizliği pekiştirdiğine dair daha derin bir anlayış geliştirme eğilimindedirler.

Kadın eğitmenler ve eğitimciler, daha fazla şefkat ve anlayışla, öğrencilerin farklı kültürel arka planlarına saygı duyarak bir eğitim ortamı yaratma çabası içindedir. Bu empatik yaklaşım, öğrencilerin kültürel kimliklerini daha sağlıklı bir şekilde keşfetmelerine olanak tanır. Ancak bu, her zaman yaygın bir yaklaşım değildir, çünkü eğitimdeki eşitsizlikler genellikle kadınların kendi toplumsal rollerine de yansır.

Sonuç ve Tartışma Soruları

Oryantal eğitim, Batı'nın egemen eğitim anlayışının farklı kültürler üzerindeki baskısını gözler önüne serer. Eğitimin, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda toplumsal yapıların yeniden üretildiği bir süreç olduğu göz önünde bulundurulduğunda, oryantalizmin bu alandaki etkileri çok daha belirgin hale gelir. Oryantal eğitimin, kültürel farklılıkları yok sayarak evrensel değerler sunma çabası, ne kadar geçerli ve adil olabilir? Batı dışındaki eğitim sistemlerinin kendi dinamiklerine saygı gösterilerek eğitimin evrenselleşmesi mümkün müdür? Eğitimdeki oryantalist yaklaşımlar, gelecekte nasıl dönüştürülebilir?

Bu sorular, farklı bakış açılarıyla ele alınarak, eğitimin daha adil ve kapsayıcı bir hale getirilmesine yardımcı olabilir.