Türkiye parlamenter sistem mi ?

Sarp

New member
Türkiye Hangi Sistemi Benimsedi? Parlamenter Mi, Başkanlık mı?

Herkesin kafasında aynı soru: Türkiye, parlamenter sisteme mi yoksa başkanlık sistemine mi sahip? Bu konu, özellikle 2017 referandumu sonrası daha fazla gündeme geldi ve vatandaşların sistem hakkında fikirlerini netleştirmeleri daha da önemli hale geldi. Bu yazıda, Türkiye’nin hükümet sistemi üzerine derinlemesine bir inceleme yapacak ve konuyu sadece teorik bir bakış açısıyla değil, gerçek dünyadan örneklerle ele alacağız.

Türkiye’nin Hükümet Sistemi: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Türkiye, 2017 yılında yapılan referandumla, 1982 Anayasası'na eklenen bir değişiklikle parlamenter sistemden başkanlık sistemine yakın bir hükümet modeline geçiş yaptı. 16 Nisan 2017 tarihindeki referandumda, halkın %51.41’i "evet" oyu verdi ve Türkiye, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen bir yönetime adım attı. Bu geçiş, Türkiye’nin siyasi yapısını köklü bir şekilde değiştirdi.

Parlamenter sistemin yerine geçen bu sistem, Cumhurbaşkanının aynı zamanda yürütme yetkisini elinde bulundurduğu ve Bakanlar Kurulu’nu da başkanın doğrudan atadığı bir modeldir. Daha önceki parlamenter sistemde, başbakanın yürütme yetkisi vardı, ancak cumhurbaşkanının rolü sınırlıydı. Artık Cumhurbaşkanı, hem devletin başı hem de hükümetin başı olma yetkisini elinde tutuyor.

Parlamenter Sistem ve Başkanlık Sistemi Arasındaki Farklar

Parlamenter sistemde, yürütme yetkisi genellikle başbakan ve bakanlar kuruluna aitken, yasama yetkisi parlamento tarafından kullanılır. Başbakan, genellikle halk tarafından seçilmez; parlamento tarafından belirlenir. Bunun dışında, başbakanın hükümet kurma ve yönetme yetkisi, parlamentonun güvenoyuna bağlıdır.

Başkanlık sistemine ise, genellikle Amerika Birleşik Devletleri örneğinde olduğu gibi, yürütme yetkisini tamamen başkan elinde bulundurur. Başkan, halk tarafından doğrudan seçilir ve hükümetin işleyişi başkanın kontrolündedir. Başkanın atadığı bakanlar, onun denetimindedir ve yasama yetkisi tamamen ayrı bir organ olan kongre tarafından kullanılır. Türkiye’de bu geçişle birlikte, Cumhurbaşkanı hem devletin başı hem de hükümetin başı olarak, hükümetin yönetilmesinde tam yetkiye sahiptir.

Türkiye’deki Değişikliğin Toplumsal ve Siyasi Etkileri

Türkiye'deki bu sistem değişikliği, toplumsal ve siyasi dinamiklerde de önemli değişimlere yol açtı. Özellikle kadınların toplumsal rollerindeki etkiler çok dikkat çekici. Başkanlık sistemine geçişle birlikte, erkeklerin politika üzerindeki egemenliği daha da belirgin hale geldi. Kadınların siyasal temsili ise halen sınırlı. 2018 seçimlerinde, Türkiye’deki kadın milletvekili oranı yalnızca %17.3’tü ve bu oran, dünya ortalamasının çok altında.

Toplumda erkeklerin genellikle "pratik" ve "sonuç odaklı" bakış açılarıyla öne çıktığını, kadınların ise daha çok sosyal ve duygusal etkilerle karar verme süreçlerine katıldığını söylemek mümkündür. Bu bakış açıları, yeni sistemin şekillendiği siyasi süreçlerde de kendini göstermektedir. Türkiye'nin siyasi ortamında, erkeklerin profesyonel hedeflere ulaşmada daha fazla fırsat bulması, kadınların ise toplumsal cinsiyet rollerinin kısıtlayıcı etkileriyle daha fazla mücadele etmesi bu dinamiği pekiştiriyor.

Başkanlık Sistemi ve Demokrasi

Yeni sistemin en büyük tartışma konusu, demokrasinin işleyişine etkisidir. Birçok eleştirmen, başkanlık sisteminin, cumhurbaşkanının yetkilerini fazla genişlettiğini ve denetimsiz bir yönetim anlayışını pekiştirdiğini savunuyor. Başkanlık sisteminde, hükümetin denetlenmesi daha zordur çünkü yasama ve yürütme yetkileri ayrıdır. Parlamenter sistemde ise hükümet, meclisin denetimine tabidir ve çoğunluk partisi hükümeti kurar. Bu denetim mekanizması, çoğu zaman hükümetin daha hesap verebilir olmasını sağlar.

Öte yandan, başkanlık sistemi savunucuları, bu sistemin daha hızlı ve etkin karar almayı mümkün kıldığını, siyasi istikrarı sağladığını ileri sürmektedir. Başkanlık sistemi, yürütme yetkisinin tek elde toplanması sayesinde, uzun süreli bir yönetim sürdürülebilirliği sağlayabilir ve kararlar daha hızlı alınabilir. Ancak bu durum, aynı zamanda kişisel iktidarların artmasına neden olabilir.

Gerçek Hayattan Örneklerle Anlam Kazanıyor

Başkanlık sisteminin farklı ülkelerdeki örnekleri, bu sistemin artılarını ve eksilerini daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Amerika Birleşik Devletleri, başkanlık sisteminin en bilinen örneğidir. ABD’de, başkan doğrudan halk tarafından seçilir ve çok güçlü bir yürütme yetkisine sahiptir. Ancak bu sistem, aynı zamanda birçok defa güçlü başkanların kontrolsüz güç kullanması ve denetim mekanizmalarının zayıflaması gibi sorunlarla karşılaşmıştır.

Bunun yanında, Brezilya’daki başkanlık sistemi, 2016 yılında Dilma Rousseff’in görevden alınmasına neden olmuştur. Bu örnek, başkanlık sisteminin zaman zaman hükümetin istikrarsızlığa sürüklenmesine neden olabileceğini gösteriyor. Türkiye’de de benzer bir risk bulunuyor: güçlü bir liderlik, yönetimdeki denetimin azalmasına ve tek adam yönetiminin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Sonuç: Sistem Değişikliği, Toplumun Dönüşümünü Etkiler Mi?

Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişi, toplumsal yapıyı ve siyasetin işleyişini derinden etkileyen bir dönüşüm süreci başlattı. Erkeklerin daha pratik ve sonuç odaklı bakış açıları, kadınların ise toplumsal ve duygusal rollerinin bu süreçte nasıl şekilleneceği, önümüzdeki yıllarda daha da netleşecektir. Ancak bu değişikliğin, toplumsal denetimin ve demokratik denetim mekanizmalarının zayıflamasına yol açması gibi endişeler de bulunmaktadır.

Sizce Türkiye’deki başkanlık sistemi, demokrasi ve toplumsal denetim üzerinde nasıl bir etki yaratıyor? Bu değişiklik, kadınların siyasal temsilini nasıl etkiliyor?