Instagram oylama nasıl yapılır ?

ALFA

Global Mod
Global Mod
Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Bağlamında Sosyal Yapılar: Instagram Oylama Üzerinden Bir İnceleme

Herkesin kolayca erişebildiği sosyal medya platformları, bugün toplumsal yapılarımızı şekillendiren en güçlü araçlardan biri haline geldi. Özellikle Instagram gibi görsel odaklı platformlar, bireylerin toplumsal kimliklerini, cinsiyetlerini, sınıflarını ve ırksal kökenlerini nasıl sunduklarını ve bunun üzerinden nasıl etkileşim kurduklarını gözler önüne seriyor. Ancak, bu platformlarda yapılan anket ve oylamalar, sadece bireylerin fikirlerini paylaşmasından daha fazlasını ifade ediyor. Instagram’daki bu oylamalarda, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörler nasıl görünür hale gelir ve toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretimi nasıl gerçekleşir?

Sosyal Yapılar ve Eşitsizlikler

Instagram gibi platformlarda yapılan oylamalar, kullanıcıların fikirlerini dile getirmeleri için bir fırsat sunsa da, bu süreçte farkında olmadan toplumsal normlar ve eşitsizlikler yeniden üretiliyor. Örneğin, bir Instagram anketinde kadınların daha çok “evde kalmak” veya “çalışmak” gibi seçeneklerle karşılaştıkları, erkeklerin ise daha fazla “kariyer” veya “sosyal başarı” temalı oylamalara katıldıkları görülebilir. Bu, toplumsal cinsiyet rollerinin dijital dünyada nasıl yansıdığını ve ne şekilde pekiştirildiğini gösteren bir örnektir. Kadınlar, tarihsel olarak ev içi rollerle ilişkilendirilirken, erkekler daha çok dışarıdaki başarılar ve kariyerle tanımlanır. Bu ayrım, Instagram anketlerinde de kendini gösterir ve hem kadın hem de erkekler için toplumsal baskıları güçlendirir.

Irk ve sınıf bağlamında da benzer bir dinamik işler. Sosyal medyada yapılan oylamalarda, beyazların ve daha yüksek sınıflardan gelen bireylerin daha fazla erişim ve görünürlük elde etme eğiliminde olduğunu görebiliriz. Örneğin, bir marka, ürünlerini tanıttığı oylamalarda, genellikle daha fazla beyaz ve orta sınıf bireyleri öne çıkarırken, düşük gelirli veya farklı ırksal kimliklere sahip bireylerin temsili sınırlı kalır. Bu durum, sadece bireylerin sosyal medya algılarını etkilemekle kalmaz, aynı zamanda daha geniş bir toplumsal yapının nasıl işlediğini de gözler önüne serer. Kimlerin sesini duyurduğu ve kimlerin görünürlüğe sahip olduğu, toplumun genelinde güç ve erişim eşitsizliklerini yansıtır.

Kadınların ve Erkeklerin Sosyal Yapılara Tepkileri

Kadınlar, toplumsal yapıların etkilerini genellikle daha empatik ve duygusal bir şekilde deneyimler. Kadınların çoğu, özellikle Instagram gibi platformlarda, toplumsal normlarla yüzleşir ve bunlarla mücadele ederken duygusal olarak daha hassas olabilirler. Oylamalarda, örneğin “Aile kurma” veya “Kariyer yapma” gibi seçeneklerin sıkça gündeme gelmesi, kadınların hayatlarını nasıl şekillendirmeleri gerektiğine dair bir baskı yaratır. Kadınlar, bu tür oylamalarda çoğu zaman toplumsal cinsiyet rollerinin ötesine geçmeyi ve kendi kimliklerini yaratmayı amaçlasa da, bu normlarla mücadele etmek çoğu zaman zorlayıcı olabilir.

Erkekler ise sosyal yapılarla yüzleştiklerinde daha çok çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyebilir. Ancak bu, toplumsal normlara karşı bir direnişin olduğu anlamına gelmez. Erkekler, genellikle sosyal medyada daha güçlü, bağımsız ve başarılı bireyler olarak temsil edilme eğilimindedir. Erkeklerin oylamalarda kendilerini toplumsal olarak istenen “ideal” figür olarak konumlandırma eğilimi, toplumsal normları sorgulamak yerine onlara daha fazla uyma isteğinden kaynaklanır. Kadınların aksine, erkekler bu oylamalarda daha fazla kendi içsel duygularını dışa vurmak yerine, toplumun onlardan beklediği güçlü duruşu sergilemeye çalışırlar.

Bu iki farklı yaklaşım, erkeklerin ve kadınların sosyal yapıların etkilerine nasıl farklı şekillerde tepki verdiğini ve sosyal medya üzerinden bu tepkiyi nasıl dışa vurduklarını gösterir. Ancak, genelleme yapmaktan kaçınmak gerekir. Her bireyin deneyimi farklıdır ve bu oylamalar üzerinden toplumsal cinsiyetin farklı etkilerini tartışmak, her bireyin deneyimini yansıtacak şekilde çok boyutlu olmalıdır.

Oylamalarda Eşitlik ve Temsil Sorunları

Instagram gibi platformlarda yapılan anketler, çoğu zaman yalnızca belirli bir kesimi yansıtır. Kadınlar ve erkekler dışında, LGBTQ+ bireyler, etnik azınlıklar, düşük gelirli gruplar veya farklı yaş gruplarının sesi yeterince duyulmaz. Bu grupların, oylamalarda daha fazla temsil edilmesi, dijital eşitliğin sağlanması adına önemli bir adımdır. Sosyal medya platformlarının, farklı toplumsal kimliklerin daha adil bir şekilde temsil edilmesi için daha fazla sorumluluk alması gerektiği açıktır.

Bir örnek üzerinden açıklayacak olursak, sosyal medya platformlarında yapılan anketlerde, cinsiyet rollerinin yanı sıra ırksal ve sınıfsal faktörlerin nasıl yer bulduğu üzerine düşünmek gerekir. Düşük gelirli veya daha az ayrıcalıklı ırk gruplarının, sosyal medyada seslerini duyurmak için genellikle daha fazla çaba sarf etmesi gerekebilir. Bu da platformların, daha geniş bir temsil için ne gibi adımlar atması gerektiğini sorgulamamıza neden olur.

Sonuç ve Tartışma Soruları

Sonuç olarak, Instagram oylamaları gibi dijital platformlardaki anketler, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerin nasıl etkileşime girdiğini ve toplumsal normları nasıl pekiştirdiğini gözler önüne seriyor. Ancak, bu dinamikler üzerinde düşünmek ve çözüm yolları geliştirmek, eşitlikçi bir toplumu inşa etmek için önemli bir adım olabilir.

Sizce dijital platformlar, toplumsal eşitsizlikleri nasıl daha iyi temsil edebilir ve bu eşitsizliklerin giderilmesine nasıl katkı sunabilir? Sosyal medya kullanıcıları olarak bizler, toplumsal normlara karşı nasıl daha duyarlı olabiliriz?

Kaynaklar:

1. McRobbie, A. (2009). The Aftermath of Feminism: Gender, Culture and Social Change. Sage.

2. Fuchs, C. (2017). Social Media: A Critical Introduction. Sage.

3. Cho, S. (2014). "Race, Class, and Gender in Digital Culture: Analyzing the Intersection of Social Media and Power." Social Media Studies Journal, 19(4), 23-45.